Akşam Gazetesi
Birgün Gazetesi
Bugün Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi
Yeni Şafak Gazetesi
Fotomaç Gazetesi
Zaman Gazetesi
Güneş Gazetesi
HaberTurk Gazetesi
Yeni Asya Gazetesi
Milli Gazete Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Vatan Gazetesi
Vakit Gazetesi
Referans Gazetesi
Sabah Gazetesi
Sözcü Gazetesi
Star Gazetesi
Takvim Gazetesi
Taraf Gazetesi
Türkiye Gazetesi
Bursa’dan Eskişehir’e transfer bir vergi rekortmeni; İrfan Topaloğlu - Söyleşi Tarih : 10.Mart.2013
  -   sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
Bu yazısı 574 kişi tarafından okundu. Toplam 1 adet yazısı bulunmakta.
Hüsnü ARSLAN

 Hikaye aynen başlıkta özetlendiği gibi. O Eskişehir’e “okuyup, adam olmaya” gönderilmişti! Akademi’deki ilk yıl başarısızlığı Bursalı aile reisi Ali Bey’i sinirlendirir. “adam olmayacaksın” tepkisi, delikanlılık haşarılığındaki genci kamçılar. Sonrası mı; Eskişehir’de vergi rekortmenliği…

 
Kendi ifadesiyle şöyle başlıyor bir hayat;
-1949 yılının ilk günü Bursa’da Ali-Müşerref Topaloğlu’nun ilk çocuğu olarak dünyaya geldim!.. 
Onların kimler olduğunu da İrfan Topaloğlu özetliyor;
“Annem ev hanımı, babam Bursa’nın tanınmış terzilerindendi. Babam Otoriter mizaçlı, disipline çok önem veren bir insandı. Annem ise bambaşka yapıdaydı. Onun dünyası çocukları ve babamla başlar, yine onlarla biterdi. Yumuşak tabiatı onun hiçbir şey üzerinde otorite kurmasına imkan vermezdi.”
O yılların aile yapısını iyi tanıdığımdan, anlatımın son kısmına takılıyorum biraz. Böylelikle kendi yorumuma İrfan’ın da katılmasını sağlıyorum;
-Evdeki sessiz otorite!.. 
İşte o “2 çıt otorite”den 2 çocuğu daha olacaktır Bursalı ailenin; 
-İlkokula başladığımda İlhan, 3 yıl sonra da kız kardeşim Nurhan doğdu…
*** 
Bursalı, Eskişehirli, Ankaralı, Samsunlu… O dönem  çocuklarının  anılarında neler kalmış, İrfan Topaloğlu  o kadar güzel anlatıyor ki, hep birlikte bir “nostalji turu” yapılım istedim; 
“Bir de aile sohbetleri ve gezmeleri. Kalabalık bir ailedeydik. Babaannem, anneannem, dayım, büyük halalar sık, sık bir araya gelirdik. Kuzinede pişen yemekleri, soğuk kış gecelerinde patlatılan mısırları, aynı şekilde kestaneleri… Pazar günlerine özel evde hazırlayıp, Kayan Çarşısı’ndaki fırınlarda pişirttiğimiz, hasır çantalar içinde eve getirdiğimiz cantığı… Sonra, Muradiye Fırını’ndan aldığımız tahinli pideyi hiç unutmam”
Öylesine dalıp gidiyorum, ondan az-biraz eski, çok az farklı kendi çocukluk anılarıma.. Soruyorum;
-Kaldı mı şimdi bütün bunlar?..
 
Karne ödülü, kebap ve tiyatro!.. 
 
Çocukluk anılarındaki güzellikler, hısım-akraba gezmelerinden, Pazar günü etkinliklerinden ibaret değil elbet. Devamını, Bursa’nın tarihi dokusu eşliğinde anlatıyor;
“Çocukluğum, Tophane semtinde; Osmangazi ve Orhangazi türbelerinin bulunduğu tarihi dokusu yoğun bir mahallede geçti. Sözün kısası, tarihin kök saldığı bir mahallede büyüdüm. Tophane sokaklarında, Osmanlı evleri arasında kovalamaca oynamak. Ağaçlara tırmanmak… Biraz büyüyünce de, semtin dik yokuşlarına aldırmadan, kan-ter içinde kalasıya dek bisiklet sürmek. Bütün bunlardan büyük keyif alan bir çocuk kalmış anılarımda.”
Unutmadan, hafta sonlarında baba Ali Bey’le amatör futbol maçlarını izlemeye gitmek de var anılar arasında. Bir-kaç yıl sonrasında Bursaspor da kurulmuş olacak, profesyonel futbol izleme zevki ve rekabetiyle de tanışılacaktır. 
İlginçtir, o çocukluk ilgisi gelecek 10 yıllar içinde kendisini, Bursaspor’un değil ama
-Eskişehirspor Kulübü’nün yöneticiliğine de taşıyacaktır… 
Kader çizgisi denilen böyle bir şey işte!.. 
*** 
İşte o süreçte ilk ve orta öğretim yılları da, çocukluk ve ilk gençlik ile birlikte yürüyecektir. Kendi ifadesiyle “başarılı” bir öğrencidir. Bunun sonucu “alınan ödüller” de unutulmaz anılar arasındadır;
“Karnelerimiz iyi geldiğinde, babamız bizi o zamanlar sayısı çok az olan Bursa’nın ünlü İskender Kebapçısı’na, ardından da Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’na götürürdü. O gün annem en güzel mantosunu, babam en şık takım elbisesini giyer, bizler de en güzel elbiselerimizle onların peşine takılırdık.” 
 
Vedat Okyar’ı ıslatmışlar!.. 
 
Lise eğitimi ünlü Bursa Erkek Lisesi’nde başlar ama, orada bitmez. Başarılı ilk 2 yıldan sonra, bir başka başarısı “Bursa Koleji” olarak bilinen “Namık Sözeri Lisesi”nin son sınıfına taşınacaktır. Tek başına değil arkadaşı “Şükrü Balıklısu” ile birlikte. 
Buna, bugünün anlamıyla “bir tür transfer” de denilebilir. Çünkü 2 genç “iyi futbolcu”dur, ve Bursa Koleji’nin hedefinde de o yıl Liselerarası futbol şampiyonluğu bulunmaktadır. 
Açıkçası yeni transferler Kolejin futbolcuları arasında, çok da iyi karşılanmazlar. Kolejin aslarından biri de Vedat Okyar’dır. Hani şu, Bursaspor ve Beşiktaş ile Milli takımın ünlü oyuncusu;, Geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Vedat Okyar!.. Rahmetli, küçümser bir tavırla takılır bu yeni transferlere;
-Bizi siz mi şampiyon yapacaksınız ulen?
Aralarında küçük bir “gençlik çatışması” çıkar;
-Biraz ıslatırlar Vedat Okyar’ı!.. 
Doğal olarak aralarında “köklü bir dostluğun” başlangıcı da olacaktır bu olay…
Ve bu olay, az daha okuldan atılmalarına da neden olacaktır. Bir de üzerine “sigara içerken” yakalanmazlar mı? Aynı zamanda okulun da sahibi olan müdür Namık Sözeri alır karşılarına;
-Ulan, okula gelir gelmez olay çıkartıyor, bir de sigarada yakalanıyorsunuz. Geldiğiniz okula dönün!.. 
Onur meselesi, biraz da otoriter baba Ali Bey korkusu, yalvar olurlar Müdür bey’e. Bir de “erkek sözü” verirler;
-Vallah, billah söz. Bundan sonra ne olay, ne de sigara var!.. 
Arkadaşı Şükrü Bey’i bilmem ama, İrfan Topaloğlu o “erkek sözüne” sadık kalır, ondan sonrasında tek sigara değmez dudağına!.. 
-Peki, şampiyon olurlar mı?
Olamazlar zira, Ankara Yıldırım Beyazıt Lisesi ile oynadıkları maç kavga-gürültü yarım kalır, elenirler… Şimdi düşünüyorum da; o maç yarım kalmasa, “bizim İrfan” da göstereceği performansla Bursaspor’un profesyonel kadrosundan yer alabilir miydi? Pekala mümkündü ki, biz buna “kader çizgisi” diyoruz.  İrfan Topaloğlu futbolcu olarak şampiyonluk kupasına el uzatamadı ama; 
-Eskişehir’in vergi şampiyonu kupasını kucaklayan iş adamı oldu…
*** 
Hikayemiz haftaya devam edecek… 
 
Köşe Yazısına Ait Yorumlar
İsim Soyisim :
Yorumunuz :
.
Kültür Sanat
Provalar başladı... MİTHAT KÖRLER AFYON`DA ESTİ ... THK kursları ilgi görüyor... Avrupa’daki öğretmenler Büyük... Sıcaktan bunalan vatandaşlar plaj...
Spor
YENİŞEMEDİK 2-2... Odunpazarı Futbol Okulu`nda sona d... Unay turnuvasına 5 takım aranıyo... Son hazırlıklar ... Mini minikler yarın başlıyor...
Eskişehir Günlüğü
FOTO ŞAKA... Ankara’da nöbet tuttuk... FOTO ŞAKA... Çuhadar’dan tam destek... FOTO ŞAKA...
Yazarlarımız
info@sakaryagazetesi.com.tr
enginbayri@sakaryagazetesi.com.tr
alibas@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
ridvankarluk@sakaryagazetesi.com.tr
info@sakaryagazetesi.info
info@sakaryagazetesi.info
info@sakaryagazetesi.info
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
feritoktas@hotmail.com
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
huseyineryilmaz@gmail.com