Akşam Gazetesi
Birgün Gazetesi
Bugün Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi
Yeni Şafak Gazetesi
Fotomaç Gazetesi
Zaman Gazetesi
Güneş Gazetesi
HaberTurk Gazetesi
Yeni Asya Gazetesi
Milli Gazete Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Vatan Gazetesi
Vakit Gazetesi
Referans Gazetesi
Sabah Gazetesi
Sözcü Gazetesi
Star Gazetesi
Takvim Gazetesi
Taraf Gazetesi
Türkiye Gazetesi
Eskişehir`in delileri ve velileri Tarih : 30.10.2008
  -   enginbayri@sakaryagazetesi.com.tr
Bu yazısı 317 kişi tarafından okundu. Toplam 1 adet yazısı bulunmakta.
Engin BAYRI
Bursa Osmangazi Belediyesi kentin simgesi haline gelen `Deli Ayten`in` heykelini dikmeye hazırlanıyor.
Yıllar önce elinde cümbüşü ve davulu ile dolaşan Deli Ayten böylece gelecek nesiller tarafından da tanınmış olacak.
Bursa gibi Eskişehir`in de velileri de delileri ünlüdür.
Deli Ayten`in adı geçince biz de Eskişehir`inkileri anımsadık.
Bunlardan en ünlüsü Abidin`dir.
Elinde makarası ile dolaşırdı Abidin Beşiktaş hastası olarak bilinirdi.
Kendisini Tıs Tıs diye kızdırmaya çalışanlara karşı hazırlıklıydı ve elindeki taşları atardı.
Şak şak ibo, ikinci ilginç tiptir. Yolda yürürken tempolu bir şekilde alkış tuttuğu için adı şak şak iboya çıkmıştır.
İbo`nun kar yağarken Odunpazarı`ndaki kanala girip yıkandığı bilinir.
Deli Şefika da ilginç tiplerden birisiydi. Kendi kendine konuşarak dolaşırdı, mekanı Sıcaksular çevresiydi.
Deli Adem`i herkes bahçıvan elbisesi ile tanırdı. Trenden korktuğu için mi bilinmez. Güllük ve Tunalı mahallesinden hiçbir zaman Köprübaşı tarafına geçmediği söylenir.
Sol sol vardı bir de. Soğuk demirci, sakalları ile Temel Reis`teki Kabasakal gibiydi. `Sol sol` denildiğinde, önce sol sonra sağ ayağını atarak yan yan koşturmaya başlardı.
..Ve Dilaver.
Odunpazarı`nın gülüydü. Bir gün alkollü biri musallat olmuştu vatandaşın başına, ne deseler gitmiyordu.
Dilaver koptu geldi, sarhoş ardına bile bakmadan kaçıp gitti.
Fransızca öğretmeni olduğu söylenen kadın, insanlarla Fransızca konuşmaya çalışır. Çok süslü şapkalar takar. Sürekli İstasyon garındadır. Sürekli bir yerlere gider, ama mutlaka geri döner.
Her asker gördüğünde Eyfel kulesi gibi dikilerek esas duruşa geçen 35-40 yaşlarında birisi var.
Adı bilinmiyor.
Ayna Mustafa ise ilginç bir tip.
Elinde aynası ile yürür yolda, gözü aynadadır, hep arkasındakileri izler.
Deli Mürvet, neşeli bir karakterdir. Her gün değişik bir çanta ile dolaşır.
Eskişehir`in velileri de, delileri de ilginç kişiliklerdir.


Tepebaşı mı? Odunpazarı mı?
Elektronik posta adının açıklanmasını istemeyen Tepebaşı bölgesinde oturan bir okurumuzdan; `Son çıkarılan kanun gereği Eskişehir ili merkezinde iki adet ilçe oluşturuldu. Siyasal Partiler de ilgili kanun uyarınca iki ilçede atama yönetimlerle teşkilatlarını oluşturdular. Ancak bazı partilerde çok açık ve net bir biçimde oluşturulan yönetimlerde Odunpazarı`nda oturan ve bu ilçelerde ikamet etmelerine karşılık Tepebaşı ilçeleri yönetiminde yer alan isimler dikkat çekmekte. Öyle görülüyor ki gerek vekil seçimlerinde, gerekse yerel yönetici seçimlerinde şu ana kadar merkez örgütlerinde yer alanlar pazar paylarını daraltmama amacındalar. Yani tek bir merkez ilçe varmışçasına iki alt ilçede yine aynı isimlerle örgütlenecekler. Tepebaşı`nda oturan binlerce vatandaş yok farz edilerek, bu bölgede ilçe sınırları dışında Odunpazarı`nda oturan, ikamet eden bazı isimler dayatmacı bir biçimde seçtirilmeye çalışılacak. Tepebaşında yaşamayan, sorunlarını bilmeyen, bu bölge için çözüm üretmeyen sözüm ona siyasetçiler aday gösterilecek, seçilmeleri sağlanacak ve Eskişehir genelinde bu siyasetçiler Tepebaşı üzerinden rant sağlayacaklar. Tepebaşında yaşayan ve bu bölge için oy kullanacak olanlar, kendi yerel yönetimlerinde birlikte yaşadıkları, komşuluk ettikleri ve onların sorunlarını bilen ve çözümüne çare arayacak olanları destekleyeceklerdir. Ufak hesaplar içinde, son derecede karmaşık yapı içinde oluşturulan ilçe yönetimlerinin hesaplarını boşa çıkartmak için tüm Tepebaşılılar uyanık olmak ve haklarını aramak durumunda olmalılar.Eskişehir Tepebaşı seçmeni kendi ilçe sınırlarında oturmayan, onlara yabancı , dayatmalar ve parti iç hesaplaşmaları sonucu listelerde ve yönetimlerde yer alanlara karşı birlikte mücadele etmenin gereğini yerine getirmelidirler.` Diyor.


MEKSİKALI BALIKÇI
Amerikalı bir zengin, iş seyahati sırasında Meksika`nın küçük bir kıyı kasabasına uğramış. Limanda gezerken, bakmış ağzına kadar balık dolu bir tekne ve içinde keyifli bir balıkçı
`Merhaba balıkçı` diye seslenmiş `bu balıkları ne kadar zamanda tuttun?`
Bir iki saatimi aldı demiş balıkçı
İştahlanmış bizim işadamı;
`Eeee, niye biraz daha kalıp daha fazla tutmadın?` diye sormuş.
`Bu kadarı bize yetiyor da ondan` diye omuz silkmiş balıkçı.
Şaşmış balıkçının bu kanaatkarlığına işadamı; `Kalan zamanını nasıl geçiriyorsun peki` diye üstelemiş.
Balıkçı , özetlemiş bir gününü:
`Sabahları açılır, biraz balık tutarım. Sonra çocuklarımla oynarım. Öğleyin karımla biraz siesta yaparım.
Akşamları amigolarla beraber gitar çalıp şarap içer, geç vakte kadar eğleniriz. Oldukça meşgul sayılırım senyor`
`Bak` demiş `ben sana yardımcı olabilirim. Bu işe daha çok zaman ayırmalısın. Daha büyük bir tekne bulup daha çok balık tutmalısın. Oradan elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa sürede bir balıkçı filosuna sahip olursun. Böylece, yakaladığın balığı aracılara değil, doğrudan işletme tesislerine satarsın. Hatta zamanla kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Kısa zamanda balıkçılık sektöründe bir numara olursun`
Balıkçı merakla `Bunları yapmak kaç sene alır` sinyör demiş:
`15-20 yılda hallersin` demiş Amerikalı, `Ama sonrası çok parlak: Zamanı gelince şirketini halka açarsın, hisselerini iyi paraya satarsın, kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın.`
`Milyonlar` ha diye tekrarlamış balıkçı `Eeee.sonra?`
`Sonra emekli olursun. Küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin. İstersen zevk için balık tutarsın. torunlarınla oynar, karınla keyfince siesta yaparsın. Akşamları da arkadaşlarınla şarap içip gece yarısına kadar gitar çalarsın.`


Şey gibi
Fethi Naci`ye

Şey gibi herbişeyim yahu
Satır yazamıyorum

Sanki kendimle değil
Dünyayla ölüyorum

Bağırsam bağırsam bağırsam
Bağırdığımı duymuyorum

Tek bir musluk var açık
Onunla akıyorum

İstemeden istemeden istemeden
İstiyereeeek

Ah sen ölüm denen topal köfte
Buluştuk bak cenabette

İçim rakı dışım su
Bu mahmur cinayette

Çocuklar çocuklar çocuklar
Sizlen doğmamış mıydık biz birlikte.
Can YÜCEL


Afrika
Bir adam uçağıyla Afrika`nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana düşer. Adam ne yapayım ne yapayım diye düşünürken birden bir Afrika kabilesinin ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden `İşte simdi boku yedik` der. O anda düşüncesinde Nur yüzlü dedenin sesini duyar.
- Hayır evladım boku yemedin.
- Peki ne yapmam gerek.
- Şuradaki mızrağı görüyor musun?
- Evet.
- Al onu öndeki renkli giysili adamın tam kalbine batır. Adam mızrağı alır ve adamın tam kalbine saplar.
- Evladım işte simdi boku yedin.



4x4
Bulut geçti, göz yaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
Bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim
Gezecek bizim toprağın yeşilliğinde.
ÖMER HAYYAM


Çuvaldız
Ağız ve diş sağlığı merkezinde ihaleye fesat karıştırdıkları iddiasıyla personel ve firma temsilcilerininde olduğu bazı kişiler gözaltına alındı.
-Gazeteler-
Ağız ve diş sağlığı merkezine dalmışlar,
İhaleye fesatı nasıl karıştırmışlar,
Belkide hepsi suçsuz(!) çamur mu atılmış ne?
İşin müsebbipleri, diş kirası almışlar.
Ayhan SAYARER


Nokta
Irmakla kayanın savaşını sürekli ırmak kazanır. Bu ırmağın güçlü olmasından değil, sürekliliğindendir. H.J. Brown


Aforizma
Yargılayacaksan bil, bileceksen anla, anlayacaksan dinle.
Benjamin Franklin
Köşe Yazısına Ait Yorumlar
İsim Soyisim :
Yorumunuz :
.
Güncel
HER ZAMAN HATIRLANMALI... SOMA ÇALIŞMASI... MÜDÜR AVCI`DAN OKUL ZİYARETİ... ÇİFTELER MARKA İLÇE OLACAK ... YAKAKAYI`DAN TEŞEKKÜR ZİYARETİ...
Kültür Sanat
`HARFLERİN BÜYÜSÜ`... ÇANAKKALELİ KADINLAR ODUNPAZARI... GELECEĞİN MİNİK SERAMİKÇİLER... KOKTEYLDE BULUŞTULAR... ESVOK`TAN LÖSEV`E DESTEK ...
Spor
EN BÜYÜK MARKA ESKİŞEHİRSPOR... 40. RANDEVU... SAĞLIKSPOR`DA HEDEF 3 PUAN ... DUMLUPINAR`A BİLENİYORLAR ... DR.HALiL AKKURT iDDiALI...
Eskişehir Günlüğü
FOTO ŞAKA... Kış çayına rağbet arttı... FOTO ŞAKA... Tehlike devam ediyor... FOTO ŞAKA...
Yazarlarımız
info@sakaryagazetesi.com.tr
enginbayri@sakaryagazetesi.com.tr
alibas@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
ridvankarluk@sakaryagazetesi.com.tr
info@sakaryagazetesi.info
info@sakaryagazetesi.info
info@sakaryagazetesi.info
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
feritoktas@hotmail.com
sakarya@sakaryagazetesi.com.tr
huseyineryilmaz@gmail.com